Motosiklet sürmek bir tutku olarak görülse de günümüzde sayısının artmasındaki en büyük etkenlerden biri günden güne artan şehir içi trafiğine bir alternatif olmasıdır. Motosiklet sayısının artmasıyla birlikte kazalarının da artması kaçınılmaz bir gerçektir. Motosiklet sürücüsü her ne kadar eğitimli ve tecrübeli olurlarsa olsunlar dış faktör kaynaklı kazalardan kaçınılmak bazen imkânsız hâle gelmektedir. Bu noktada da aslında iş yine sürücüde bitmektedir. Eğitim ve tecrübenin yanında bir motosiklet sürücüsünün oldukça yüksek dikkate sahip olması gerekmektedir. Gelin hem sürücü hem de dış faktörlerden kaynaklı kazaların nedenlerine birlikte bakalım.

Yeterli Eğitim Almadan Yollara Çıkmak

Motosiklet kazalarının temelinde sürücülerin yeterli eğitimi almadan yola çıkmaları yatmaktadır. Sürüş tekniklerine ve motosiklete dair yeterli teknik bilgiye sahip olmamak sürücünün yolda birçok hata yapmasına neden olmaktadır. Çevreden öğrendiği bilgilerle motosiklet süren bireyler yalnızca kendi can sağlığını tehlikeye atmakla kalmayıp, neden olduğu kazalarda diğer sürücülerin de hayatını riske atmaktadır. Bu nedenle yeterli eğitim alınmadan ve yeterli pratik yapılmadan yola çıkılmamalı. 

Motosikletin Geçiş Hakkına Saygı Duyulmaması

Motosikletlerin de her motorlu araç gibi trafikte geçiş hakkı vardır. Çoğu zaman bu hak araba, minibüs ve kamyon gibi diğer araçlar tarafından yok sayılmakta ve yol hakkı ihlâl edilmektedir. Bu da sürüş esnasında diğer araçların önünüze kırması veya sıkıştırması sebeplerinden kaynaklanan beklenmedik kazalara neden olmaktadır.  Bu sebeple motosikletinizi, sürüş esnasında yol hakkınızı pek gözetmeden dikkatle kullanmalısınız. Çünkü olası kazalarda diğer motorlu araç sürücülerine herhangi bir zarar gelmezken, motosiklet sürücüleri için hem maddi hem de manevi büyük kayıplara neden olmaktadır. Bu ve benzeri durumları göz önünde bulundurarak trafikte saygı beklentisine girmeden dikkatli sürüşler gerçekleştirmek gerekir.

YANLIŞ DÖNÜŞ YAPMAK

Motosikletlerin tek başına yaşadığı kazaların çoğu direkt olarak, dönüş yapmak isterken motosikletin binicinin altından kaymasından kaynaklanır. Motosiklet binicileri buna “sıyrıntı” derler. Uzmanlar kaza öncesini incelerken bu durum, ayak mandallarını veya motosikletin koruyucu bariyerlerini inceleyerek bir araba ile kıyaslar. Böyle durumlarda araba normal şekilde veya kendi “kütle merkezi” etrafında döner. Bir motosiklet bu şekilde bir kaza yaparken tekerlekler sürücünün altından dışa doğru kayar. Bu kazalarda genellikle motosiklet ve üzerindeki sürücü yoldaki kontrolünü kaybedip kaldırıma çarparlar. 

TRAFİK KURALLARINA UYULMAMASI

Teknik bakımdan ne karar iyi bir sürücü olursanız olun, trafik kurallarını ihlâl ettiğiniz takdirde birçok kazaya davetiye çıkarırsınız. Çünkü trafikte yalnız değilsiniz ve genel kurallara uymalısınız. Kırmızı ışıkta geçmek, hatalı sollama yapmak, hız limitlerini dikkate almamak ve yaya önceliğine uymamak başlıca yapılan trafik kuralları ihlâlleridir ve sonuçları ağır olmaktadır. Bu nedenle trafikte yalnızca kendinizi değil diğer sürücüleri ve yayaları da düşünerek hareket etmelisiniz. 

YOL YAPISININ SÜRÜŞÜ ETKİLEMESİ

Sürüş esnasında karşılaşacağınız en büyük sorunlardan bir tanesi de yol yapısında bulunan bozukluklardır. Yollarda bulunan çukurlar, tümsekler ve eğim bozuklukları sürücünün kontrolünü kaybetmesine sebebiyet ve sürüş kontörlünü yitirir. Bu durum neticesinde de hayati öneme sahip kazalar meydana gelir. Bu nedenle sürüş esnasında dikkatinizi bir saniye bile yoldan ayırmamalı ve olası engebelerde çabuk atraksiyon almalısınız.

ALKOLLÜ MOTOR KULLANMAK

Alkollü motosiklet kullanmak demek sürücünün hayati risk taşıyan kazalara davetiye çıkarması demektir. Alkollü ve hızlı motosiklet kullanmak her ne kadar yasalarla engellenmeye çalışılsa da sürücülerin keyfi tutumları yüzünden önüne geçilememektedir. Alkol, dikkat dağınıklığına ve kontrolsüz sürüşlere sebebiyet verir ve sonucunda büyük kazalar gerçekleşebilir. Bu kazalarda sadece sürücü için değil trafikteki herkes için kaza riski demektir. Alkollü motor kullanımı sonucu oluşabilecek kazaların tek sorumlusu sürücüdür. Bu gibi bir durumda bir insanın canına zarar verildiğinde sonuçları da aynı oranda ağır olmaktadır. Bu nedenle kesinlikle alkollü iken yola çıkılmamalı.

KÖTÜ HAVA KOŞULLARINA DİKKAT ETMEMEK

Kötü hava koşulları bütün sürücülerin korkulu rüyasıdır. Çünkü kötü koşulları olası kaza risklerini iki katına çıkarmaktadır. Kötü hava koşullarında kontrolü kaybetme ihtimali normal sürüşlerden kat kat daha fazladır. Yağmurlu, karlı ve buzlu yollarda motosiklet kullanmak oldukça risklidir ve en ufak hatanın geri dönüşü olmayacaktır. Bu nedenle kötü hava koşullarında mümkün oldukça yola çıkılmamalıdır.

MOTOSİKLET ARIZASINI DİKKATE ALMAMAK

Motosikletinizin her bir parçası sürüş konforunuzun yüksek olmasında aktif rol oynamaktadır. Bir parçasının dahi arızalanması sürüş kalitenizi düşüreceği gibi kontrolünüzü kaybetmenize ve kaza yapmanıza sebebiyet vermektedir. Bu nedenle en ufak bir arızayı dikkate almalı ve kaynağını araştırıp, arızayı gidermelisiniz.