Motosiklet sürücüsünün, özellikle uzun yolun ardından duraksadığı anda bacakları dışında başka ağrıyan yerleri var ise bu demek oluyor ki motosiklete doğru oturuş pozisyonu ile binemiyor veya oturuşunda ve genel duruşunda bir bozukluğu mevcut. Ulaşım aracı olarak çok sık motosiklet kullanıyorsanız ve oturuş pozisyonunuzda bozukluk var ise bu uzun vadede ciddi omurilik sorunlarına neden olabilmektedir. Oturuş bozuklukları bu tür sağlık problemlerinin yanında motosiklet sürüş karakterinizi de olumsuz yönde etkilemektedir. Yanlış oturuş pozisyonu sonucu motorun sürüş karakteriniz tahmin edebileceğinizden çok daha fazla bozulabilir veya doğru konumlandırmadığınız için istediğiniz sürüş tekniklerini başarıyla uygulayamıyor ve kendinizi sınırlıyor olabilirsiniz. Bu tür bozukluklar aynı zamanda hayati öneme sahip kazalara da sebebiyet vermektedir. Hem beden sağlığınızı korumak hem de verimli bir sürüş karakteri oturtup güvenli ve keyifli sürüşler gerçekleştirebilmek için gelin doğru oturma pozisyonları nelermiş birlikte bakalım.

Doğru Ayak Pozisyonu

Motosiklete doğru konumlanmaya ayaklardan başlamak gerekiyor. Motosiklet ayaklıklarına peg denilmektedir. Peglere önce ayağınızın ön topuğunu yerleştirirsiniz ve topukları 15-20 derece eğimli olmak üzere yukarı kaldırırsınız. Ön topuk yerleştirme yapılırken dikkat etmeniz gereken nokta ayak açınızın ne dik ne de çok yatay tutmaktır. Ayaklar çok dik durursa en ufak bir hareketlilikte pegden aşağı kayacaktır. Ayaklarınız yan durursa da tendonlardaki gerginlikten ötürü bacakların yaylanması mümkün olmayacaktır. Bu nedenle kesinlikle sizin için en uygun ayak açısını yakalamalısınız. 

Ayaklarınızın konumunu ayarladıktan ve kendinize uygun açıyı bulduktan sonra dizlerinizle depoyu iki yandan sıkıca tutmanız gerekir. Bu b motosikleti daha zayıf olan kollarınızla değil, daha güçlü daha sabit duran bacaklarınızla kontrol etmeniz anlamına gelir. Genel hatlarıyla motosikleti eller tutmaz bacaklar tutar ve sırt da dengeler.

Tabi bu demek değil ki motosikletin kontrolü sadece gidonu çevirmek veya gaza, frene basmak. Baştan aşağı düşündüğümüzde motosikletin ağırlık merkezi ve sürüş dinamikleri sürücü tarafından dengelendiğinde sürücüye güvenli ve keyifli anlar yaşatacaktır. 

Ayağın konumu bacağı, bacağın konumu da elleri ve kolların konumunu düzene sokacağından dolayı başlarda zor da olsa, kendimizi uygun ayak pozisyonuna alıştırmak en doğrusudur. 

Topuklarla peglere basmak depoyu gevşek tutmanıza sebebiyet verecektir. Frene basmak istediğinizde sağ ayağı aşağı alıp frene basmalısınız ve vites değişiminde ise yine sol ayakla vites değiştirip ayağı yine eski pozisyonuna getirmelisiniz. 

Ani frenlemeler yapmanız bu pozisyonda biraz zor olsa da şehir içinde giderken genellikle ayağınızın fren pedalına baskı yapmayacak şekilde üstünde bulunması çok daha güvenli bir pozisyon olacaktır. Doğru pozisyonu yakaladığınız ve buna alıştığınız takdirde oldukça hızlı frenlemeler yapmak mümkün olacaktır.

Doğru Bel ve Sırt Duruşu

Doğru bel açısı hemen hemen bütün motosiklet modellerinde farklılık göstermektedir. Endurolarda ve chopperlarda daha dik bir açıyla pozisyon almak gerekirken, racing motorlarda depoya sarılarak iyice öne eğilmek gerekebilir. Genel bir oturuş pozisyonundan bahsetmemiz gerekirse de motosikletlerde hafifçe öne ağırlık vermek ve kolları hiçbir şekilde kasmamaktır. Omuzlarınız düşük ve rahat bir pozisyon almalı, sele ile aranızdaki mesafe de yaklaşık bir yumruk sığacak kadar olmalıdır. 

Motosiklete arkanıza yatar pozisyonda yerleşirseniz, yol tutuşunuz nereye ağırlık verdiğinizle alakalı olduğu için arkaya ağırlık vermek ön teker hassasiyetini azaltacaktır. Bu da küçük bir hatada tek teker ile arkaya kalkmanıza sebebiyet verebilir. Bu yüzden özellikle yeni bir motosiklet aldığınızda boş ve güvenli bir alana çıkarak, ağırlık merkezi, hızlanma ve yavaşlama, sağa-sola dönüş denemeleri yapmanızda oldukça yarar vardır. Bu denemeler motorunuzun ağırlık merkezini tespit etmenizde oldukça işe yarayacaktır.

Bunun yanı sıra dikkat etmeniz gereken bir nokta da ağırlık merkezini yolun eğimine göre ayarlamaktır. Motosiklet eğimli bir yolda eğimin olduğu tarafa kendiliğinden ağırlık verdiği için iyi bir yol tutuşu sağlamak amacıyla, vücut ağırlığınızı yokuş yukarı çıkarken ön tekere, yokuş aşağı inerken de arka tekere vermeniz doğru bir pozisyon yakalamanız açısından oldukça faydalı olacaktır.

Doğru Kol Pozisyonu

Doğru bir kol pozisyonu sürüş sırasında motosikletin yolda düz durmasına ve dönüşlerin sağlıklı bir şekilde yapılmasına yardımcı olur. Yardımcı olur diye bahsediyoruz çünkü dönüşler tamamen kollarla yapılmaz, yapıldığı takdirde elinizin altında kolay manevra yapabileceğiniz direksiyon olmadığından tehlikeli durumlar ortaya çıkabilir. 

Sürüş esnasında kollar yola paralel olarak tutulmalı ve olabildiğince rahat konumlanmalıdır. Gidonu oldukça nazik bir şekilde tutmalı ve tutamaçlara hiçbir şekilde yüklenilmemelidir. Çünkü gidonu sıkı sıkı tutmak sürüşü daha güvenli kılmayacağı gibi yoldaki en ufak bir engelin motosikletin dengesini bozmasına neden olabilir. Sürüş esnasında öne eğilmemiz gerekse bile ağırlığınızı belinize vermek yerine kollarınızı dirsekten yukarı aşağı oynatarak dengenizi sağlayabilirsiniz.

Dönüşleri ise kontra basarak yapıldığı için sadece dönüş yönündeki kola ağırlık vermeniz ve dönüş yönündeki gidonu kibarca itmeniz yeterli olur. Aynı anda zıt yöndeki bacağınızla da depoyu iterek ve başınızı da virajın çıkışına, görebildiğiniz en uzak noktaya çevirerek istediğiniz yöne güvenli bir dönüş sağlayabilirsiniz.

dOĞRU EL POZİSYONU

Sürüş esnasında her iki eliniz de mutlaka gidonda durmalı ve gidonu sıkmamalısınız, parmaklarla gidonu rahatça sarmalısınız. Parmaklarınızın kesinlikle debriyaj ve fren kollarının üzerinde durmamasına dikkat etmelisiniz. Bazı sürücüler fren üzerinde iki parmak tutmaya alışmışlardır ama bu alışkanlıktan vazgeçmeleri gerekmektedir. Çünkü acil fren anlarında kol üzerinde hazır bekleyen iki parmağın gücü yetersiz kalır ve diğer yandan gidon üzerinde kalmış olan diğer iki parmak fren kolunun daha çok fren yapmasına engel olur. Burada yapmanız gereken manevra çok basittir. Frenleme anında dört parmak kullanmak. En ufak frenlemeyi bile bu şekilde yapmaya alışırsanız ani frenlerde güçlü ve dengeli frenleme hareketi yapabilirsiniz.  

dOĞRU BAŞ POZİSYONU

Sürüş esnasında gözünüzü ve başınızı bir saniyeden fazla yoldan ayırmamalısınız. Aksi takdirde saatte 100 kilometre hızla giderken gözünüzü yoldan iki saniye ayırmanız, 55 metre yolu ezbere gitmeniz demektir. Bu da yolda karşınıza çıkacak engellerden habersiz olmanız ve olası kazara davetiye çıkarmanız demektir. Başınızı bakmanız gereken yere hızlı bir şekilde çevirip tekrar yola çevirmeye alışmalısınız. Bunu ne kadar hızlı yaparsanız sürüş hakimiyeti o kadar elinizde olur.

Motosiklet kullanırken dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri de çenenizin ufuk çizgisine paralel durmasıdır. Bu hareket, dönerken de aynı şekilde olmalıdır. Çünkü düz yolda yürürken düşmememiz için başımızın içinde doğuştan var olan yataylık sensörleri bulunur. Yana yatık bir baş, ufuk çizgisinin kafamıza göre aynı düzlemde olmadığı bilgisini beynimize göndererek vücuda kendini dikleştirmesi emirleri gönderir. Beyin, motosiklet kullandığınızın farkında olmadığı için bedeninizi otomatik olarak motosikleti dikleştirmeye ve virajın dışına çıkarmaya çalışır. Bu da sizi hayati boyutta bir kaza ile karşı karşıya bırakmaktadır.